7578 sayılı Kanun ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde yapılan değişiklikle, devlet korumasından yararlanan gençlerin kamu istihdamına geçişinde yeni kriterler getirildi. Düzenleme, kamuya yerleştirmenin yanı sıra eğitim, uyum, sorumluluk ve görevde kalıcılık hedeflerini öne çıkarıyor.
Devlet koruması altında yetişen gençlerin kamu kurumlarında istihdamına ilişkin sistemde önemli bir değişikliğe gidildi. 1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Kanun ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Ek 1’inci maddesi yeniden düzenlendi. Düzenleme, 2828 sayılı Kanun veya 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında korunma ya da bakım tedbiri kararı bulunan kişilerin kamu istihdamından yararlanma koşullarını yeniden belirliyor.
Yeni düzenlemeye göre, kamu istihdam hakkından yararlanabilmek için yalnızca sosyal hizmet modellerinden belirli bir süre yararlanmış olmak yeterli görülmeyecek. Hak sahiplerinin en az beş yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile hizmetinden fiilen yararlanmış olması, reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam etmesi, Türk vatandaşı olması, en az ortaöğretim mezunu bulunması ve belirlenen süre içinde Bakanlığa başvuru yapması gerekiyor. Ayrıca başvuru tarihinde 30 yaşından gün almamış olma şartı da getirildi.
Düzenlemede dikkat çeken başlıklardan biri de eğitim şartı oldu. En az ortaöğretim mezuniyeti koşulunun getirilmesiyle birlikte, daha önce ortaöğretim mezunu olmayanlar için uygulanan kura yoluyla yerleştirme usulünün kaldırıldığı belirtiliyor. Bu yönüyle yeni yaklaşım, istihdam hakkını yalnızca yerleştirme işlemi olarak değil, çalışma yaşamına hazırlık ve sürdürülebilir kamu görevi perspektifiyle ele alıyor.
Değişiklik, ilk bakışta hak sahipliği şartlarını ağırlaştıran bir düzenleme gibi görünse de, temel amacın kamuya yerleştirilen gençlerin görevlerine ve toplumsal yaşama daha güçlü uyum sağlaması olduğu değerlendiriliyor. Sosyal hizmet modellerinden ayrılan gençlerin kısa süre içinde düzenli mesai, iş disiplini, ekonomik sorumluluk ve bağımsız yaşam gereklilikleriyle karşılaştığı dikkate alındığında, düzenleme kamu istihdamına geçiş sürecini daha hazırlıklı hale getirmeyi amaçlıyor.
Bu kapsamda yeni sistem, devlet korumasından yararlanan gençlerin eğitim düzeyi, hizmet sürecindeki istikrarı, kurallara uyumu ve sorumluluk üstlenme kapasitesini daha görünür hale getiriyor. Böylece bir defaya mahsus kullanılabilen kamu istihdam hakkının istifa veya uyum sorunlarıyla kesintiye uğramasının önüne geçilmesi, kamu kurumlarında ise personel sürekliliğinin ve insan kaynağı planlamasının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Sonuç olarak 7578 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik, sosyal hizmet modellerinden yararlanan gençlerin kamu görevine yalnızca atanmasını değil, bu görevde kalıcı ve üretken biçimde yer almasını hedefleyen yapısal bir düzenleme olarak öne çıkıyor. Yeni yaklaşım, hem hak sahiplerinin uzun vadeli yararını hem de kamu hizmetinin sürekliliğini birlikte gözeten bir istihdam modeli ortaya koyuyor.













