24 Nisan 2026 Tarihli ve 33233 Sayılı Resmî Gazete’de Danışmanlık Tedbiri Tebliği Yayımlandı
Danışmanlık Tedbirinde Yeni Dönem: 18 Yıllık Düzenleme Değişti
Türkiye’yi derinden etkileyen okul saldırılarının hemen ardından, 24 Nisan 2026 tarihli ve 33233 sayılı Resmî Gazete’de çocuklara yönelik danışmanlık tedbiri uygulamalarını yeniden düzenleyen önemli bir tebliğ yayımlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanan “Danışmanlık Tedbiri Kararlarının Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklara yönelik psikososyal ve eğitsel destek süreçlerini yeniden yapılandırmaktadır.
Yeni düzenleme, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda danışmanlık tedbirinin nasıl uygulanacağını, hangi kurumların görev alacağını, sürecin hangi sürelerde başlatılacağını ve hizmetin hangi meslek elemanları tarafından yürütüleceğini ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır.
Tebliğ Ne Getiriyor?
Tebliğe göre danışmanlık tedbiri; korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kişilere yönelik psikososyal ve eğitsel destek hizmetlerini kapsamaktadır. Bu tedbir, mahkeme veya çocuk hâkimi kararıyla uygulanmakta; gerektiğinde tek başına risk azaltıcı bir müdahale olarak da verilebilmektedir.
Danışmanlık Hizmetini Hangi Kurumlar Yürütecek?
Danışmanlık hizmetleri üç temel kurumsal yapı üzerinden yürütülecektir:
Millî Eğitim Bakanlığı:
Çocuğun kayıtlı olduğu okulda görev yapan rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar aracılığıyla hizmet sunulacaktır. Okulda rehber öğretmen veya psikolojik danışman bulunmaması hâlinde en yakın eğitim kurumundaki ilgili personel ya da rehberlik ve araştırma merkezi devreye girecektir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı:
Süreç, sosyal çalışma görevlileri tarafından yürütülecektir. Sosyal çalışma görevlisinin bulunmadığı durumlarda çocuk ve ergen psikiyatristleri, psikologlar, aile hekimleri ve hemşireler de görevlendirilebilecektir.
Yerel Yönetimler:
İl özel idareleri ve belediyeler de danışmanlık hizmetinin yürütülmesinde görev alabilecektir. Kurumsal kapasitenin yetersiz kaldığı durumlarda özel danışmanlık merkezleri, dernekler ve vakıflarla protokol yapılabilecek ya da hizmet satın alma yoluna gidilebilecektir.
Süreç Nasıl İşleyecek?
Tedbir kararının ilgili kuruma tebliğ edilmesinin ardından 5 iş günü içinde personel görevlendirmesi yapılacaktır. Görevlendirilen personel ise 3 iş günü içinde danışmanlık sürecini başlatacaktır.
Ailenin, bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde ilgili kuruma başvurması gerekmektedir. Bu süre içinde başvuru yapılmaması hâlinde durum mahkemeye bildirilecektir.
Danışmanlık hizmeti, 15 günde bir yapılacak şekilde en az 8 oturum olarak planlanacaktır. Çocuğun ve ailenin ihtiyaçlarına göre görüşmelerin sıklığı artırılabilecektir. Sürece ilişkin değerlendirme raporları üçer aylık dönemlerde mahkemeye sunulacaktır. Tedbirin amacına ulaştığı değerlendirildiğinde hâkimden tedbirin kaldırılması talep edilebilecektir.
Tebliğde ayrıca bir danışmanın en fazla 15 dosyaya bakabileceği hüküm altına alınmıştır.
Danışmanlık Sürecinde Hangi Konular Ele Alınacak?
Tebliğ kapsamında yürütülecek danışmanlık süreçlerinde şu alanlara odaklanılacaktır:
Madde kullanımı ve bağımlılıkla mücadele, cinsel istismar farkındalığı, şiddet ve öfke yönetimi, akran zorbalığı, dijital bağımlılık, aile içi iletişim, boşanma ve yas süreçleri ile ebeveynlik becerileri danışmanlık hizmetinin temel konu başlıkları arasında yer almaktadır.
Bu başlıklar, çocukların karşı karşıya kalabileceği risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesi ve gerekli psikososyal desteğin sağlanması açısından önem taşımaktadır.
Danışmanlık Hizmeti Verecek Personele Eğitim Şartı
Yeni tebliğ ile danışmanlık hizmeti verecek personele eğitim zorunluluğu da getirilmiştir. Buna göre uygulayıcı eğitimi 30 saat, eğitici eğitimi ise 40 saat olarak belirlenmiştir.
Eğitici eğitimleri Millî Eğitim Bakanlığı tarafından, uygulayıcı eğitimleri ise danışmanlık tedbirini yürüten kurumlar tarafından verilecektir. Eğitimleri başarıyla tamamlayan personele sertifika düzenlenecektir.
2008 Tarihli Tebliğ Yürürlükten Kaldırıldı
Yeni düzenlemeyle birlikte 25 Ekim 2008 tarihli ve 27035 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Danışmanlık Tedbiri Kararlarının Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ” yürürlükten kaldırılmıştır.
Böylece yaklaşık 18 yıldır yürürlükte olan danışmanlık tedbiri uygulama esasları güncellenmiş; çocuklara, ailelere ve ilgili kurumlara yönelik danışmanlık süreci daha ayrıntılı ve kurumsal bir çerçeveye kavuşturulmuştur.
Tartışma
24 Nisan 2026 tarihli ve 33233 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Danışmanlık Tedbiri Kararlarının Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ, Türkiye’de çocuk koruma sisteminin psikososyal müdahale kapasitesini güçlendirmeye yönelik önemli bir mevzuat güncellemesi olarak değerlendirilebilir. Özellikle korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların yalnızca bireysel düzeyde değil, bakımından sorumlu kişilerle birlikte ele alınması; çocuk refahı alanında uzun süredir savunulan ekolojik sistem yaklaşımı ile uyumludur. Nitekim tebliğde danışmanlık tedbirinin, çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kişilere yönelik psikososyal ve eğitsel destek hizmetlerini kapsadığı açıkça belirtilmektedir.
Bu yönüyle düzenleme, çocuk sorunlarını yalnızca bireysel davranış ekseninde değil; aile ilişkileri, ebeveynlik becerileri, sosyal çevre ve bakım kapasitesi çerçevesinde değerlendiren çağdaş sosyal hizmet anlayışına yaklaşmaktadır. Sosyal çalışma literatüründe çocuğa yönelik risklerin önemli bir kısmının aile sistemi, ihmal, iletişim sorunları, travmatik yaşantılar ve yoksunluk süreçleriyle bağlantılı olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla müdahalenin aileyi kapsayacak biçimde tasarlanması, daha sürdürülebilir sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.
Tebliğin dikkat çeken diğer yönü, danışmanlık tedbirinin yalnızca mahkeme sonrası izleme mekanizması değil, aynı zamanda risk azaltıcı müdahale aracı olarak da tanımlanmasıdır. Bu durum, çocuk koruma sisteminde reaktif yaklaşımdan proaktif yaklaşıma geçiş sinyali olarak okunabilir. Geleneksel uygulamalarda çoğu zaman çocuklara yönelik hizmetler, sorun ağırlaştıktan veya adli sürece taşındıktan sonra devreye girmekteydi. Oysa risk odaklı ve önleyici yaklaşım, sorunların erken fark edilmesini ve daha düşük maliyetli müdahalelerle çözüm üretilmesini mümkün kılmaktadır. Özellikle akran zorbalığı, dijital bağımlılık, öfke yönetimi, bağımlılık ve yas süreçleri gibi güncel risk alanlarının tebliğ kapsamında açıkça yer alması, çocukların değişen toplumsal sorunlarına uyum sağlama çabası olarak değerlendirilebilir.
Kurumsal yapı açısından bakıldığında, Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve yerel yönetimlerin birlikte görev alması, çocuk koruma hizmetlerinde çok disiplinli ve çok sektörlü yönetim modelinin benimsendiğini göstermektedir. Çocuk refahı alanındaki vakalar çoğu zaman eğitim, sağlık, adalet ve sosyal hizmet boyutlarını aynı anda içermektedir. Bu nedenle tek bir kurumun çözüm üretmesi çoğu durumda yetersiz kalmaktadır. Tebliğde okul rehberlik servisleri, sosyal çalışma görevlileri ve yerel yönetimlerin sürece dahil edilmesi; koordinasyon temelli müdahale modelini desteklemektedir. Ancak Türkiye’de kamu hizmetlerinde sık görülen yetki karmaşası, kurumlar arası veri paylaşım sorunları ve bürokratik gecikmeler dikkate alındığında, teorik olarak güçlü görünen bu modelin uygulamada etkin bir koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç duyacağı açıktır.
Sosyal çalışma görevlilerine verilen rol, sosyal hizmet mesleğinin çocuk koruma sistemindeki stratejik önemini yeniden ortaya koymaktadır. Tebliğde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde sosyal çalışma görevlilerinin uygulayıcı aktör olarak tanımlanması, çocuk ve aile odaklı vaka yönetimi açısından yerindedir. Çünkü sosyal hizmet uzmanları yalnızca bireysel danışmanlık sunan meslek elemanları değil; aynı zamanda çevresel riskleri değerlendiren, aile işlevselliğini analiz eden, kaynaklara yönlendirme yapan ve kurumlar arası eşgüdümü sağlayan profesyonellerdir. Bu nedenle danışmanlık tedbirlerinde sosyal hizmet mesleğinin etkin biçimde konumlandırılması, uygulamanın niteliğini artırabilecek bir unsur olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte mevzuat değişikliklerinin başarısı, yalnızca normatif düzenlemelerle sınırlı değildir. Tebliğde bir danışmanın en fazla 15 dosyaya bakabileceğinin belirtilmesi, nitelikli hizmet sunumu açısından olumlu bir adımdır. Çünkü çocuk ve aile vakalarında düzenli görüşme, izleme, raporlama ve gerektiğinde saha temelli müdahaleler zaman gerektirmektedir. Aşırı dosya yükü altında çalışan personelin derinlemesine değerlendirme yapması güçleşmektedir. Ancak bu sınırın fiilen uygulanabilmesi için yeterli sayıda uzman personel istihdamı gereklidir. Aksi halde mevzuatta belirlenen sınırlar, pratikte karşılık bulmayabilir.
Benzer şekilde, danışmanlık hizmeti verecek personele 30 saatlik uygulayıcı eğitimi ve 40 saatlik eğitici eğitimi şartı getirilmesi, mesleki standardizasyon açısından olumlu değerlendirilebilir. Bununla birlikte eğitimlerin yalnızca sertifika temelli formal süreçlere dönüşmesi halinde beklenen etki sınırlı kalacaktır. Özellikle travma bilgili yaklaşım, çocuk ihmal ve istismarı, kriz müdahalesi, etik karar verme, motivasyonel görüşme teknikleri ve aile sistemleri kuramı gibi alanlarda uygulamalı eğitimler verilmesi önem taşımaktadır.
Sonuç olarak yeni tebliğ, Türkiye’de çocuk koruma sisteminin yalnızca adli tedbirler ekseninde değil, psikososyal destek ve aile temelli müdahale ekseninde yeniden yapılandırılmasına yönelik önemli bir adım niteliğindedir. Düzenleme; önleyici sosyal hizmet anlayışı, çok kurumlu koordinasyon modeli ve mesleki standartlaşma hedefleri bakımından olumlu bir çerçeve sunmaktadır. Ancak gerçek etki, mevzuatın yayımlanmasından ziyade sahada yeterli uzman istihdamı, kurumlar arası iş birliği, izleme-değerlendirme kapasitesi ve bilimsel uygulama kalitesi ile belirlenecektir. Bu nedenle söz konusu tebliğ, tek başına çözüm değil; çocuk refahı sisteminin güçlendirilmesi yolunda önemli fakat uygulanması gereken bir politika aracıdır.













